“Engelleri Aşmak İçin Hep Birlikte”yiz

Haber tarihi: 5.12.2017 | Okunma: 154
Bu Haberi Paylaşın

Toç Bir-Sen tarafından düzenlenen "Engelleri Aşmak İçin Hep Birlikte" isimli programda konuşan Toç Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk hayatı paylaşmanın, nimeti ve külfeti adil bölüşmenin, birlikte yaşamanın yolu, başkalarının da kendimiz gibi “insan olma” değerini taşıdığını bilme ve idrak etmekten geçtiğini belirterek, “birlikte var olmayı başaramayanlar, birlikte yok olmaya mahkumdurlar” dedi.

Toç Bir-Sen Genel Merkezi ve Engelli Çalışanlar Komisyonu’nca, ‘Dünya Engelliler Günü’ kapsamında, "Engelleri Aşmak İçin Hep Birlikte" temalı bir program düzenledi. Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sosyal Politikalar Başkanı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, 22.-23. Dönem İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, Memur-Sen Engelliler Komisyonu Başkanı Elvan Uğurlu, Memur-Sen’e bağlı sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Tarım-Ormancılık Hizmet Koluna bağlı kurumlarda görev yapan çalışanlar ve çok sayıda davetli katıldı.

“Birlikte Var Olmayı Başaramayanlar, Birlikte Yok Olmaya Mahkumdurlar”

Engelliliğin bir tercih değil Allah’ın takdiri olduğunu kaydeden Öztürk; “İnsan ne zaman, nasıl ve kimden doğacağına karar vermek gibi bir imkana sahip olamadığı gibi fiziksel, biyolojik ve zihinsel yönden de geleceğini takdir etme yetkisine sahip değildir. Dolayısıyla Yaradan’ın kullarını farklı niteliklerde, farklı yeterliliklerde yaratma takdirine iman etmiş bireyler olarak bize bahşedilen hayatı, dünyayı, güzellikleri paylaşmayı, birlikte yaşama azmimizi hep birlikte el ele vererek engelleri aşmanın yollarını konuşmalıyız. Zira unutmamak gerekir ki birlikte var olmayı başaramayanlar, birlikte yok olmaya mahkumdurlar. 

Hayatı paylaşmanın, nimeti ve külfeti adil bölüşmenin, birlikte yaşamanın yolu, başkalarının da kendimiz gibi “insan olma” değerini taşıdığını bilme ve idrak etmemizden geçmektedir. Yaşama, kendi başına değil; başkaları ile gerçekleşen ve anlam kazanan bir olgudur. Dolayısıyla birlikte yaşama “insan olma bilincine sahip bireylerin kendileri gibi insan olma bilincindeki kişilerle yürüttüğü ortak bir çaba” anlamına gelir” dedi.

“Asıl Engel Bedende Değil Zihindedir”

Öztürk, engellilerin sorunlarının hatırlanması ve konuşulmasının yılda bir güne sıkıştırılmaması, tespit edilen sorunlara çözüm getirilmesi gerektiğini söyleyerek engellere alışılmamalı, aşılması için güç birliği yapılmalı” dedi. Öztürk konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yaşamın her alanında birlikte olduğumuz Engelli kardeşlerimizin dert ve sıkıntılarını hatırlamak ve her şeye rağmen elde ettikleri başarılarını konuşmak sadece bir güne sıkıştırılamayacak kadar önemli bir konudur. Bununla birlikte 3 Aralık tarihi tüm Dünya’da olduğu gibi Ülkemizde de Engelli Kardeşlerimizin bir kez daha hatırlanması adına önemli bir farkındalık oluşturuyor, yaptıklarımız ve yapacaklarımız için de bizlere muhasebe yapma fırsatı sunuyor.

Önce insan diyen, insanı eşrefi mahlûkat olarak, yani yaratılmışların en şereflisi olarak gören herkes; engelli kardeşlerimizin sorunlarıyla hemhal olmak, engelleri hep birlikte aşmak için güç birliği yapmak zorundadır. Bu hem insani, hem ahlaki hem de İslami bir sorumluluk ve görevdir. Bu anlayışla ve bilinçle bizler; asıl engelin bedende değil beyinde olduğuna, alışmak değil aşılmak için olduğuna inanıyoruz.”

Öztürk konuşmasını düzenledikleri etkinliğe hassasiyet gösteren tüm katılımcılara teşekkür ederek; “3 Aralık Dünya Engelliler Gününün,  engeli bulunan bireylerin, engeli bulunan kamu görevlilerinin daha iyi şartlarda yaşaması, daha iyi çalışma şartlarına sahip olması, pozitif ayırımcılık zemininde beklentilerinin karşılanması noktasında yeni bir miladın oluşmasına kapı aralamasını temenni ediyorum” diyerek noktaladı.

YALÇIN: Farkındalığımızı Artırmalıyız

"Engelleri Aşmak İçin Hep Birlikte" programında konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Bireysel, aile, sosyal ve kamu bazında engelleri aşabilecek gücün, örgütlenmekten geçtiğini belirterek, “Farkındalığımızı artırır, örgütlü gücümüzü kuvvetlendirirsek her engeli aşarız” dedi.

Kimsenin kendi hayatını doğmadan önce seçemediğini belirten Yalçın, yaşanan hayatların takdir-i ilahi’nin bir iradesi olduğunu vurguladı. Aile ve sosyal çevre olarak insanlara düşenin ‘Hepimizin sanatkarı Allah’tır’ fikrini benimsemek olduğunu kaydeden Yalçın, “İnsanları olduğu şekliyle kabul etmek bizim değerlerimizi ifade eder. ‘Hepimiz birer engelli adayayız’ düşüncesini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız, daima bu farkındalık düzeyinde hareket etmeliyiz” diye konuştu.

Kamunun hayatı zorlaştıran ya da kolaylaştıran şekillerde tanzim edilebileceğini kaydeden Yalçın, kamunun hayatı kolaylaştırması için gerekli adımların atılması için örgütlü güçlerin mücadele etmesi gerektiğini belirtti. Yalçın, kamudaki olumlu adımların da örgütlü güçlerin katkılarıyla atıldığını söyledi.

“Bireysel bazda, aile ve sosyal bazda ve kamu bazında engelleri aşabilecek güç, örgütlenmekten geçiyor” diyen Yalçın, “Eğer örgütlenebilirsek, saydığım bu üç noktadaki tıkanıkları gideririz. Bireysel olarak, alleme-i cihan olsak cürüm kadar yer yakarız, ama örgütlendiğimiz zaman, sözümüzü ve birlikteliğimizi yükselttiğimiz zaman, aşamadığımız, gideremediğimiz hiçbir sorun kalmaz” ifadelerini kullandı.

Engellilere Yönelik Kazanımlar

Konuşmasında Memur-Sen’in engellilere yönelik kazanımlarından bahseden Yalçın, “2008 yılında Memura, bakmakla yükümlü olduğu hastasına kendisinden başka bakacak kimsenin bulunmaması ve ağlık raporuyla refakatçi tahsisinin belgelendirilmesi ve raporda öngörülen süreyi aşmaması kaydıyla yılda 1 aya kadar aylıklı refakat izni verilmesini sağladık. Kamu kurum ve kuruluşu yönüyle ayırım yapılmaksızın kamuya ait servis araçlarından yararlanmalarının sağlanması bunun mümkün olmadığı durumlarda toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları yönünde düzenleme yapılmasını, engelli kardeşlerimizin atama ve yer değiştirmelerinde engelleri açısından sıkıntı oluşturmayacak hizmet alanlarında ve birimlerinde görev yapmalarını sağlayacak tedbirlerin alınması temin ettik. Kamu hizmet binalarının engelli kamu çalışanlarının çalışma şartlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi hususunda bu konu ile ilgili olarak daha önce yayımlanan Başbakanlık Genelgesi de dikkate alınarak bir Genelge yayımlattık. 2009 yılında ise Kamu çalışanlarının kanunen bakmakla yükümlü bulunduğu bakıma muhtaç engelli aile fertlerinin olması durumunda, söz konusu personele engelli aile ferdinin bakımı için günlük 1 saat izin verilmesi ve personelin nöbet ve gece çalışmasında muaf tutulması için gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılmasını sağladık. 4. Dönem Toplum Sözleşme’de çocuklar için verilmekte olan aile yardımı ödeneği, engellilik ölçütü, Sınıflandırılması ve engellilere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre en az % 40 engelli olan çocuklar için %50 artırımlı ödenmesini elde ettik. Yürütmekte oldukları görevlerine  intibakları ve mesleki verimliliklerini   arttırmak üzere mesleki  uyum  eğitimleri  düzenlenmesi, engelliliklerinden  kaynaklanan     dezavantajlı     durumların asgariye    indirilmesi amacıyla  fiziki çalışma  koşullarının  iyileştirilmesi, memuriyet    mahalli   dışında eğitim,   kurs,   seminer   ve   benzeri   çalışmalar için görevlendirilmesi ve gerekli olması halinde kurumca refakatçi görevlendirilmesi, kamu konutlarından  yararlanmada  pozitif  ayrımcılık sağlanması, amacına dönük olarak gerekli tedbirlerin alınmasını örgütlü gücümüzle sağlamayı başardık” dedi.

 Yalçın, kurumsal olarak Engelliler Komisyonu’nun önünde bütçe engeli olmadığının altını çizerek, “Engelli komisyonumuzun harcama engeli yoktur, yeter ki çalışılsın, yeter ki çaba gösterilsin, yeter ki engelli kardeşlerimiz örgütlenebilsin” şeklinde konuştu.

ÇALIK: İstihdamın, Eğitimin, Ulaşımın Ve Sağlığın Önündeki Engelleri Aştık

"Engelleri Aşmak İçin Hep Birlikte" programında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sosyal Politikalar Başkanı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık en büyük engelin zihinlerdeki engelleri aşamamak” olduğunu kaydetti.

2002 yılından itibaren AK Parti Hükümeti ile istihdam, eğitim, sağlık gibi bir çok alanda engellerin kaldırıldığını ve bu konuda önemli adımlar atıldığını  kaydeden Çalık; “Biz 2002 yılında iktidara geldiğimizde cümlemizin öznesi “insan ve millet” ti. Cümlemizin öznesini insan olarak belirlerken hedefimiz “İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın” dı. Çizilen bu vizyonla kurucu Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın ilk günden itibaren yapmış olduğu en önemli girişim birincisi engellilerimizin önündeki engelleri aşmak adına atmış oldukları adımdır. Biraz evvel Hüseyin Başkan “Engeller aşılmak içindir” dedi. Çok doğru, hepimiz hayatımız boyunca pek çok engelle karşılaşıyoruz. Bu engelleri aşmak için hepimiz ayrı ayrı mücadele ediyoruz. Fakat en büyük mücadeleyi engelli kardeşlerim veriyor. Bu engelli kardeşlerimin 2002 yılı öncesinde de bir dünyası vardı. Maalesef 2002 öncesinde adı var ama kendi olamayan bir sosyal devlet anlayışı vardı. Bu sosyal devlet anlayışı bütün dezavantajlı grupları ötekileştirmişti, engelliler kendilerine yaşam hakkı bulamıyor, evden çıkamıyor ve maalesef evlerinde hapis hayatı yaşıyorlardı. İstihdamın önündeki engeller barikat oluşturmuş, eğitimdeki engeller kaldıramaz hale gelmişti. Ulaşım ve erişilebilir hiçbir icraat söz konusu değildi. 2002’de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde öncelikle sosyal devlet anlayışını inşa etmek istedik ve bu vesileyle 15 yıldır uyguladığımız sosyal politikalarla öncelikle engelli kardeşlerimizin önündeki engelleri aştık, aşmaya devam ediyoruz. İstihdamın, eğitimin, ulaşımın ve sağlığın önündeki engelleri aştık” dedi.

Anayasada yapılan değişiklikle engellilere pozitif ayrımcılık ilkesini güvence altına alan ilk ve tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Öznur Çalık, 2002'de 5 bin 777 olan engelli memur sayısının 51 bin 492'ye yükseldiğini bildirdi. 2018 yılı itibarıyla 5 bin engellinin daha istihdam edileceğini dile getirdi.

"Hep birlikte destek olmalıyız"

"Engelli vatandaşlarımıza sadece bugün değil tüm yaşamları boyunca engin bir sevgiyle sahip çıkmalı, onların hayatını kolaylaştırmak adına hep birlikte destek olmalıyız. Kendimizi onların yerine koymalı, onlar gibi düşünmeli ve engelli insanlarımızın daha rahat yaşayabileceği engelsiz bir Türkiye'yi yarınlara taşımak için hep birlikte el ele çalışmalıyız.

Bu manada AK Parti olarak, tüm engellerin 'engel' olmaktan çıkartılarak ortadan kaldırıldığı, engelli kardeşlerimizin hiçbir ayrıma tabii tutulmadığı güzel bir Türkiye'yi tasavvur ediyor, sosyal politikalarımızı da bu anlayışa yönelik olarak şekillendiriyoruz. Hükümetimiz, Partimiz ve yerel yönetimlerimiz olarak engelli vatandaşlarımıza önem veriyor ve onların sorunlarını çözüme kavuşturmak, engelsiz bir hayat inşa etmek için gönülden çalışıyor, çabalıyoruz."

Çalık’tan Memur-Sen ve Toç Bir-Sen’e Teşekkür

Konuşmasında ülkemizin ve milletimizin önüne konulmak istenen engelleri kaldırmak için verdiği mücadeleden dolayı da Memur-Sen ve Toç Bir-Sene teşekkür eden Çalık şunları söyledi: “Türkiye hepinizin de bildiği gibi çok zor bir dönemden geçiyor. 15 yıllık iktidarımızda önümüze pek çok engel çıktı. Türkiye’nin engelsiz hale getirilmesine, mücadelesine ortak olurken karşımıza çıkan barikatlara, darbelere karşı hep birlikte olduk. 15 Temmuz’da engelli kardeşlerimizden şehitler verdik. Sonrasında gazi olan engelli kardeşlerimize hep birlikte sahip çıktık. 15 Temmuz gecesinde Türkiye’nin önüne konulmak istenen engeli hep birlikte kaldırdık. Türkiye’nin önündeki engelleri, milletimizin önündeki engelleri kaldırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Toç Bir-Sen, Memur-Sen olarak hep birlikte mücadele verdik. Elinize sağlık, yüreğinize sağlık.”

Ayva: İmkansızların İmkanları Vardır

Programda 22.-23. Dönem İstanbul Milletvekili ve Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva da bir konuşma yaptı. İmkansızların imkanları vardır diye bir felsefe gerçekleştirdiğini kaydeden Ayva “Hepimiz farklıyız, farklı olduğumuz için herhangi bir farklılığımızın dışlama, aşağılama, ayrımcılık gerekçesi olarak kullanılmaması lazım; farklı olmak doğaldır çünkü aynı olmak tuhaf olur. Birbirimizi anlamaya çalışmamız lazım, önyargıları, zihnimizdekileri dinlemememiz lazım. Birbirimizi anlamaya, duymaya çalışmamız lazım. Aramızda iletişim kazaları olabilir ama bunu iletişimsizliğe dönüştürmemek lazım” diye konuştu.

Toç Bir-Sen’e yaptığı program nedeniyle teşekkür eden Ayva; “Bugün buradaki konuşmalardan büyük istifade ettim. Çok özel bir çalışma oldu. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi.

Uğurlu: Çalışma Hayatındaki Engelleri Kaldıralım 

Programda konuşan Memur-Sen Engelliler Komisyonu Genel Başkanı Elvan Uğurlu, engellilerin sorunlarının bulunduğuna dikkat çekerek bu sorunları gündemlerinde tuttuklarını, çözülmesine yönelik de adımlar attıklarını belirtti.  Hizmetli kadrosundaki engellilerin ivedilikle diğer kadrolara atanmasının çalışma hayatında kolaylıklar sağlayacağını belirten Uğurlu engellilerin çalışma hayatında yaşadığı sıkıntıları şu şekilde sıraladı, “Bugün 18 bin hizmetli kadrosu, 19 bin de genel idare hizmetlerinde bulunan kadrolarımız var. Çalışma yaşamı içerisinde, memur kadrosuyla hizmetli kadrosunda hemen hemen aynı düzeyde atamalar yapılıyor, bu ciddi sıkıntılar oluşturuyor. Çalışma yaşamına giren engelli arkadaşlarımız, okul müdürleriyle karşı karşıya gelebilmektedir. Engellilerden öyle telefonlar geliyor ki, ‘başkanım, biz çalışmazken daha mutluyduk, birçok sıkıntımız var ve istifa noktasına gelmek üzereyiz’ diyen arkadaşlarımız var. 15 yılda emekli olan engelli arkadaşlarımızın emekli olduklarında belirlenen emekli ikramiyeleri, emekli yaşamları içerisinde ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır. Bir yandan engellileri sosyal yaşam içerisinde katalım diye uğraşıyor, öte yandan emekli olan engelli kardeşlerimiz bin TL küsür maaşlarıyla evlerine kapanmayı tercih edebiliyorlar. Engellilerimizi sosyal hayata dâhil edelim, bunun için ne gerekiyorsa yapalım.” 

 

Habere Bağlı Fotoğraflar