SOYLU MÜCADELEMİZDE 16'NCI, YETKİDE 10'UNCU ONUR YILIMIZ

Günay KAYA - Genel Başkan

Okunma: 1078
Bu Haberi Paylaşın

TOÇ BİR-SEN’imizin cefakar, vefakar, kadirşinas çok değerli üyeleri ve kıymetli tarım-orman çalışanlarımız;

Bundan tam 16 yıl önce, 23 Mayıs 2001 tarihinde bir avuç inanmış insanın, iyi niyet ve kararlılıkla çıktıkları hak, hukuk, ekmek, emek, özgürlük mücadelesi yolunda, bugün siz değerli üyelerimizle büyüyüp güçlendiğimiz, on altıncı kuruluş yıl dönümümüzün heyecanını, gururunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. 10’uncu yetki yılımızı da yine rekorlarla taçlandırdık. Tarım-orman çalışanlarımızın bize duyduğu güvenle 81 ilimizin hepsinde ve hizmet kolumuza bağlı kurumlarımızın tamamında yetkiyi alarak büyük bir başarıya ve tarihi bir rekora daha hep birlikte imza atmış bulunmaktayız.

Bu yıl da 15 Mayıs 2017 tarihi itibariyle hizmet kolumuza bağlı kurumlarda görev yapan 72.518 çalışanın 42.754'ü “Toç Bir-Sen” dedi. Bu rakamlarla hizmet kolumuzda bulunan ikinci sendikaya 4 katından daha fazla ezici bir fark atarak, yine hizmet kolumuzda örgütlü bulunan 11 sendikanın üye sayısının toplamının 3 katından fazla bir tarihi farkla, hepimizi fevkalade mutlu eden 42 bin 754 üye sayımızla 2017 yılında da 10. kez yetkili sendika olmayı başarıp güvenin adı, yetkinin değişmeyen adresi olduk.

Soylu sendikal yolculuğumuzda hep birlikte bir olarak, iri olarak, diri olarak; güçlü yarınlarda daha nice 16 yıllar temenni ediyor, 10’uncu yetki zaferimizin; tüm üyelerimize, Büyük Toç Bir-Sen ailesine, Memur-Sen camiasına, aziz milletimize, ülkemize, mazlumlara ve insanlığa hayırlı olmasını temenni ediyorum. Toç Bir-Sen’imizin gölgesinde on binleri barındıran dev bir ulu çınara dönüşmesinde emeği geçen, gece gündüz demeden ter akıtan, özveriyle ve azimle çalışan cefakar, vefakar ve kadirşinas; Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerimize, Şube ve İl Başkanlarımıza ve Yönetim Kurulu üyelerine, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyelerimize, İşyeri Temsilcilerimize, Kadınlar ve Engelli Çalışanlar Komisyonlarımıza, ilkeli ve onurlu duruşun sembolü tüm üyelerimize, Toç Bir-Sen sevdalılarına ve dava arkadaşlarımıza şahsım ve Yönetim Kurulu üyelerim adına en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

ÜYELERİMİZDEN ALDIĞIMIZ YETKİYLE TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA DAHA GÜÇLÜYÜZ

 

Kıymetli kardeşlerim;

Soylu mücadelemizin ilk gününden bugüne kadar TOÇ BİR-SEN olarak insan onurunu, medeniyet değerlerimizi merkeze alarak, kimseyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, kırmadan-dökmeden, ekmeğin ve emeğin yanında, değerler sendikacılığını esas alan,  başarının izleyicisi değil aktörü olan bir erdemliler hareketi olduk. Siz çok kıymetli üyelerimizin; ekonomik, sosyal, mesleki haklarının korunması ve geliştirilmesi için bizlere verdiğiniz yetkinin bilinci ve sorumluluğuyla, daima canla başla çalıştık. Büyük mücadeleler ve zorluklar neticesinde, pek çok kazanıma hep birlikte imza attık. Her bir üyemizin ve hizmet kolu çalışanlarımızın haklı taleplerinin ne pahasına olursa olsun savunucusu olduk. Üstlendiğimiz öncü misyonumuzla sorunun değil, daima çözümün paydaşı olduk.

Yetkili Konfederasyon Memur-Sen ve Yetkili Sendika Toç Bir-Sen olarak 2015 yılında gerçekleştirilen son 14 yılın en iyi Toplu Sözleşmesinde tarihi kazanımlara imza atmıştık. Hizmet kolumuzun ve çalışma hayatımızın en kronik sorunlarından olan TAR-GEL meselesini; sendikal tecrübemizi, birikimimizi, diplomatik zekamızı ve becerimizi, cesaretimizi, teşkilat disiplinimizi, rasyonel bir biçimde kullanarak fevkalade estetik bir biçimde her bir çalışanımızı memnun edecek bir biçimde sonuçlandırarak tarihin çöp sepetine attık. Böylece hizmet kolumuzun bir ana kronik sorununu çözdüğümüz gibi Toplu Sözleşme çerçevesini de pozitif anlamda genişleterek model sendikacılığın Toplu Sözleşme müzakereleri bağlamında en güzel örneğini oluşturduk.  

Bu yıl da ağustos ayında gerçekleştirilecek olan 01/01/2018 – 31/12/2019 yıllarını kapsayacak IV. Dönem Toplu Sözleşmesi'nde de sizden aldığımız güven ve destekle, yetkinin bilinci ve sorumluluğuyla masaya daha güçlü oturacak ve her bir üyemizi mutlu edecek yeni kazanımları elde etmek için hiçbir fedakarlıktan geri durmayacağız. 

Toç Bir-Sen olarak Toplu Sözleşme tekliflerimizi; modern katılımcılığın en güzel yöntemleriyle 81 il ve ilçelerinde hizmet kolumuzdaki kurumlardaki üyelerimiz ve çalışanlarımızla yüzyüze yaptığımız yüzlerce toplantı sonucu elde ettiğimiz veriler ile işyeri temsilcilerimizin bizzat katıldığı Türkiye’nin tamamını kuşatarak yaptığımız il ve bölge toplantıları sonucunda oluşturulan talepler ile şube ve il başkanlarımızın bizzat katılarak yaptığımız genişletilmiş başkanlar kurulu toplantılarımızda analitik bir biçimde değerlendirilerek oluşturulan veriler ve genel merkezimizin resmi internet sitesinden tüm çalışanlarımızın katılabildiği toplu sözleşme talep formları ile elimize ulaşan her bir talep genel merkezimiz, danışman ve uzman kadrolarımızla çok titiz ve hassas bir biçimde değerlendirilerek 4. Dönem Toplu Sözleşme kitapçığımız bütün detaylar dikkate alınarak hazırlanmış bulunmaktadır. Diğer bir tabirle Toç Bir-Sen’imizin 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme kitapçığının müellifi her bir üyemiz, her bir tarım-orman çalışanımız, her bir teşkilat mensubumuzdur. Genel Merkez olarak bizler de danışman ve uzman kadrolarımızla kitapçığın tashihini, mizanpajını yapmış durumdayız. Kitapçığın oluşmasında katkısı olan her bir kardeşime teşekkürlerimi, şükranlarımı sunuyorum.

Sosyal bilim metodolojisindeki tüme varım yada tümden gelim metotlarının hangisine bakarsak bakalım ya ilk yada son değer olarak güçlü bireyin varlığının çok önemli olduğunu görürüz. Zira güçlü bireyler olmadan güçlü ailelerin, güçlü aile olmadan güçlü toplumların, güçlü toplumlar olmadan güçlü milletlerin, güçlü milletleri olmayanların güçlü devletleri, güçlü devleti olmayaların da uluslararası siyasal sistem içerisinde, yer kürenin herhangi bir noktasında bireylerin yada milletlerin hissedilir bir etkinliğinin olamayacağı açıktır.                                                                   

Toç Bir-Sen olarak önceki dönem ve içerisinde bulunduğumuz 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme sürecine bu geniş çerçeveden multidisipliner bakış açısı ve sorumluluğuyla bakmaktayız. 3 milyon iki yüz bin kamu çalışanımızın, 1 milyon dokuz yüz bin kamu çalışanı emeklisinin ve aileleriyle birlikte 20 milyon aziz milletimizin şerefli evladını ilgilendiren önümüzdeki Toplu Sözleşme süreci ve sonuçları itibariyle Toç Bir-Sen ailemiz ve Memur-Sen camiamız için fevkalade önemlidir. Zira bizler çok iyi biliyoruz ki gelirin üretilmesi ve zenginliğin oluşturulması elbette ki önemlidir, anlamlıdır. Ancak; bundan çok daha önemli, çok daha anlamlı, çok daha değerli, çok daha ahlaklı ve çok daha rasyonel olan üretilen gelirin, oluşturulan zenginliğin ve elde edilen gayri safi hasılanın, milli gelirin adil ve hakkaniyet ölçüsünde paylaşımıdır. Bizler toplu sözleşmeyi bütün bu hedeflere ulaşmanın devlet, kamu görevlileri ve onların emeklileri bakımından en etkili, en barışçıl, en demokratik, en saygın argümanı olarak görmekteyiz.                            

4’üncü Dönem Toplu Sözleşme sürecinin, sonuçları ve kazanımları itibariyle Toç Bir-Sen ailemize, Memur-Sen camiamıza, her bir üyemize, Tarım-Orman çalışanlarımıza, bütün kamu çalışanlarımıza ve emeklilerimize, ülkemize ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.    

 

MEMUR-SEN’LİLER; TARİHE SEYİRCİ KALANLAR DEĞİL,  TARİH YAZAN KAHRAMANLARDIR

Değerli dostlar;

Bildiğiniz gibi bir yıl önce 15 Temmuz 2016 tarihinde tüm dünya aziz milletimizin; yeni bir destan yazdığına, Dünya demokrasi tarihine asla silinemeyecek biçimde mührünü vurduğu darbecilere darbe yapan ilk demokrasi devrimine tanık oldu.

 

15 Temmuz akşamı: Binlerce yıllık şanlı tarihimizin; en uzun, en karanlık, en çetin gecesidir. Mevzu Vatansa, İmansa, Bayraksa, Ezansa omuz omuza vererek Milletimizin de bütün ayrı ve gayrılıklarını bir tarafa bırakarak tek vücut oluşunun iyi bir göstergesidir. Bu; birlikteliğin karanlık bir akşamı, aydınlık bir şafağa dönüştürmenin de tarihteki en müstesna günüdür.

Değerli dostlar; 15 Temmuz’a tarihi diyalektikle baktığımızda meselenin bir darbe, bir işgalin çok ötesinde bu aziz milletin binlerce yıllık tarihi geçmişindeki bütün düşman ve şer odaklarının bir araya gelerek yüzyıllardır sürdürdükleri şark meselelerinin 1’inci Cihan Harbi’nin her bir cephesinin ve özellikle Çanakkale Cephesi’nin, Malazgirt’ten Kurtuluş Savaşı’na kadar şanlı ecdadımızın kazanmış olduğu her bir zaferlerinin rövanşı olarak 10 Ekim 1920’de imzaladığımız ama uygulatmadığımız Sevr Antlaşması’nın fiili olarak uygulanmasını sağlamak ve daha da ötesi topyekun İslam Dünyası’nın işgal ve yağma edilmesi hareketidir. 15 Temmuz bu bağlamda tarihte Bağdat’ı, Şam’ı, Kudüs’ü işgal eden ve yağmalayan vahşi batının içimizdeki piyonlarını, maşalarını, çakallarını kullanarak 2016 yılında sahneye çıkan yeni bir Haçlı hamlesidir ve yüzlerce yıllık plan olan ve bizim topraklarımız üzerinde kurulması amaçlanan büyük İsrail’in ilan edilme hamlesidir. Bunun için Aziz Milletimizin 15 Temmuz’da ortaya koyduğu şanlı direnişe Malazgirt’in yeniden kazanılması, ikinci bir Kurtuluş Savaşı, İstanbul’un yeniden fethedilmesi ve bu toprakların şehit kanlarıyla bir kez daha sulanarak İslam medeniyetiyle bakileşmesi gözü ile bakmamız çok yerinde olacaktır. Bu ifade tarihi açıdan somut bir gerçeğin yalın bir ifadesidir. Tarihte Malazgirt Zaferi’yle İslam medeniyetiyle kucaklaşmaya başlayan bu aziz vatan topraklarımız Yassı Çimen Zaferi ile vatanlaşmış, İstanbul’umuzun fethi ile ebedileşmiş, Çanakkale şehitlerimizin kanlarıyla perçinlenmiş ve nihayet 15 Temmuz şehitlerimizin canları ve kanlarıyla da kavileşmiştir. 15 Temmuz Zaferi; Aziz Milletimizin Allah için, Din için, Vatan için, Bayrak için, Millet için Çanakkale ruhuyla yeniden yoğrularak tarihe altın harflerle geçmiş muhteşem bir destanıdır. Bu aziz milletimize ve vatanımız üzerine alçakça hesap yapan ve üzerimize saldıran Akif’imizin ifadesi ile kimi hindu, kimi yam yam, kimi bilmem ne bela olan AB’ye, ABD’ye, İsrail’e Mossat’a, CIA’ya ve bilumum ırkçı emperyalist tağun ve işgal sürüsü ile bu rezillerin bunlardan daha rezil ve onursuz içimizdeki maşaları ve piyonları olan FETÖ, PKK, BETÖ, PYD, DHKP-C, DAEŞ, TİKKO ve benzeri bilimum hain yapıların suratına indirilmiş muhteşem bir yeni Osmanlı tokadıdır. Bu bağlamda 15 Temmuz’un kahramanları şehit ve gazileri, tarihimizde yıldızlar olarak yerlerini aldıkları gibi, iç ve dış hainleri de aziz milletimizin hafızasında ve tarih sayfalarında ebedi reziller olarak yerini almış ve asla unutulmayacaktır. Özellikle 15 Temmuz zaferinin ardından batılı devlet adamlarının bedenlerindeki şok halinin ve aylar geçmesine rağmen bir türlü geçmeyen yüzlerindeki şaşkınlık, tarihimiz bakımından çok anlamlı ve yukarıdaki düşüncelerimi ispat açısından değerli olduğunu düşünüyorum. Kısaca 15 Temmuz’u kuşbakışı okuduğumuzda bu aziz milletimizin ayrılıklarını, gayrılıklarını bir kenara koyduğunda Bedir ruhuyla, Uhud ruhuyla, Çanakkale ruhuyla kuşandığında karşısında yedi düvel, dünyanın tamamı birleşmiş olsa dahi Allah’ın izni ve yardımıyla bütün düşmanlarını nasıl yendiğinin ve tuş ettiğinin en yalın, en sade, en net, en somut, en yeni örneğidir ve göstergesidir. Onun için bu aziz millete ayrılık, gayrılık, tefrika yakışmamaktadır.

Akif’in;

“Girmeden tefrika bir millete ona düşman giremez

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez…”  ifadesi ile;

Büyük devlet ve millet adamı Çaldıran, Turnadağı, Mercidabık, Ridaniye’nin Fatihi Yavuz Sultan Selim’in muhteşem dörtlüğünde veciz bir biçimde anlattığı;

Milletimde ihtilâf ü tefrika endîşesi

Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni

İttihâdken savlet-i a’dâyı def’e çâremiz,

İttihâd etmezse millet dağ-dâr eyler beni.

 

Mısraların hem dünü hem de bugünü çok güzel özetleyerek, hem de istikbalin sermaye ve sinerjisinin aziz milletin birliğinden ve dirliğinden geçtiğini hepimize fevkalade güzel anlatmaktadır. Bu vesileyle bütün Şehitlerimize Allah’tan sonsuz rahmet diliyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.                                                                  

Hoşçakalın, esenkalın…

 


Yazarın Diğer Yazıları

  1. Onurlu Sendikal Yürüyüşümüz
  2. Milletimizi Asla Unutmayacaklar
  3. Cerbezelere Zorunlu Bir Cevap
  4. HANS’IN VAR, HASAN MAHRUM KALMASIN
  5. Tarih Yazan Dirayetli Duruşumuz
  6. Soylu Sendikal Mücadelemizde 14. Altın Yılımız
  7. Zoru Seçenler ve Kendilerini Kandıranlar
  8. Yetkimizin 7. Onur Yılında Açık Ara Yine Lideriz
  9. 14. ALTIN YILIMIZDA 8. YETKİ ZAFERİMİZ
  10. SELAM OLSUN BU KUTLU DAVADA ”BEN DE VARIM” DİYENLERE
  11. 15 TEMMUZ SEVR’İN 2’İNCİ KEZ PARÇALANMASIDIR, 2’İNCİ KURTULUŞ SAVAŞI’DIR
  12. SOYLU MÜCADELEMİZDE 16'NCI, YETKİDE 10'UNCU ONUR YILIMIZ