Genel Başkan Öztürk Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’na Katıldı

Genel Başkan Öztürk Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’na Katıldı

A- A A+
07 Eylül 2019 Cumartesi



11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’nda konuşan Öztürk; Helal, bir Müslümanın hayat standardının olmazsa olmazıdır. Müslüman olduğunu kabul eden bir insan yediği içtiği her bir gıdanın, kullandığı araç ve gerecin, içtiği ilacın kaynağını, üretim yöntemini, hangi bileşenler ve katkı maddelerinden oluştuğunu bilmek zorundadır” dedi.

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği ile Dünya Helal Vakfı tarafından düzenlenen 11'inci Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı İstanbul'da gerçekleştirildi.

Endonezya’dan, Malezya’dan, Amerika’dan, Almanya’dan, Rusya’dan, Afrika’dan, Ortadoğu’dan ve Türkiye’den konularında uzman 16 konuşmacının katıldığı CNR fuar alanında düzenlenen konferansta Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Toç Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk de bir konuşma yaptı. Konuşmasının başında Türkiye’nin en büyük emek hareketi olan Memur-Sen ve Toç Bir-Sen olarak helal ve tayyib ürünlerin yaygınlaşması ve bu bilincin oluşması noktasında altını çizen kaydeden Öztürk programın ve alınacak kararların ümmet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

“Helal, Bir Müslümanın Hayat Standardının Olmazsa Olmazıdır”

Konuşmasında yaşamın her alanında kullanılan ürünlerin mutlaka helal olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Öztürk; “Helal, bir Müslümanın hayat standardının olmazsa olmazıdır. Müslüman olduğunu kabul eden bir insan yediği içtiği her bir gıdanın, kullandığı araç ve gerecin, içtiği ilacın kaynağını, üretim yöntemini, hangi bileşenler ve katkı maddelerinden oluştuğunu bilmek zorundadır. Şu bilinen bir gerçektir ki, insan karakterini oluşturan en mühim sebeplerden birisi, şüphesiz ki lokmadır.  Yiyip içtiklerimiz her yönüyle bizleri etkilemektedir” dedi.

“Müslümanlar Güçlenmezse Sağlıklı Nesillerden Bahsedilemez”

Dünyada üretim sektörünün büyük bir çoğunluğunun gayrimüslimlerin elinde olmasının helal lokma ve helal yaşam için çok ciddi bir risk oluşturduğunu ifade eden Öztürk bu nedenle Müslümanların bu riski ortadan kaldırabilmeleri için bu alanda güçlenerek söz sahibi olmaları gerektiğini söyledi. Öztürk konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maalesef bugün, Müslümanların günlük hayatta kullandığı pek çok ürün gayrimüslümler tarafından üretilmekte ve kontrol edilmektedir. Bu tür bir kontrol, Müslümanların olmazsa olmazı olan Helal lokma ve yaşam sistemi üzerinde son derece riskli bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Gayrimüslim bir üreticiden Müslümanların helal hassasiyetini ne kadar bekleyebilirsiniz. Bunun için Müslümanlar güçlenmeli özellikle bu alanda güçlü olmalıdırlar. Bu sağlanmadığı sürece, sağlıklı nesillerden bahsetmek söz konusu olmayacaktır.

Dünyanın herhangi bir köşesinde üretilen bir ürün, bir gıda maddesi ya da içecek çok kısa bir süre süre sonra dağıtıma girmekte, mesafe tanımaksızın kıtalar aşmakta ve yine hızla tüketilebilmektedir. Tüketim ve beslenme olgusu artık yerel alışkanlıklardan çıkmış küresel pazarın kontrolü altına girmiştir. İşte tamda bu noktada küresel bir çelişkiden örnek verecek olursak; Dünyamızın bir kısmı aşırı ya da kontrolsüz veya yanlış beslenme dolayısıyla obezite sorunu ile boğuşurken, bir başka kıtasında milyonlarca insanın açlık ve susuzluk dolayısıyla hayatta kalma mücadelesi vermesi ne kadar manidardır. İnsanoğlu Allah’ın emri olan helal konusunda azgınlık ve taşkınlık yapmasa idi, bugün dünyayı kasıp kavuran, açlık, yoksulluk ve hastalıklar bu denli olmazdı.”

“Emek ve Ekmek İçin Mücadelemize Tüm Gayretimizle Devam Ediyoruz”

Memur-Sen ve Toç Bir-Sen olarak, helal olanı yasal zemine taşıma gayretini mücadele saflarının bir mevziisi olarak gördüklerini ve bunun insanlığa yaraşır bir iş olduğuna inandıklarını da dile getiren Öztürk; “Bu minvalde Memur-Sen ve Toç Bir-Sen olarak; aziz olan ‘Emek ve ekmek’ için mücadelemize tüm gayretimizle devam ediyoruz. ‘Emek ve ekmeğin’ mayası helal ile tutulmazsa ‘ekin ve nesil’ de ifsat olur bilinciyle, ‘Yediklerimiz sadece kanımıza değil ahlakımıza da karışıyor’ diyerek, 4. Dönem Toplu Sözleşmede kamuda yemek hizmetlerinde helal gıda sertifikalı ürünlerin kullanılması için bir teklif vermiştik. Kamu hizmeti verilen yerlerdeki yemek hizmetine ilişkin ihalelerin şartnamesinde ve kurum yemekhanelerine alınan ürünlerde helal sertifikası aransın istedik. Teklifimiz öncelikle bu hayati konunun güçlü bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladı. Akabinde de sözleşmede helal gıda sertifikalı ürünlere ilişkin altyapının kurulmasıyla eşgüdümlü olarak helal sertifikalı ürünlerin kullanılmasına dair ihtimam gösterilmesi kararı çıktı. Bununla da yetinmeyip, konunun takipçisi olduk. Yine konunun hassasiyeti gereği 5. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde de Helal Sertifika konusunu yeniden masaya taşıdık” dedi.

“İnsan için kendi gayretinden başkası yoktur. “ diye buyuran Yüce Allah’ın emri doğrultusunda atılan adımların, sarf edilen bu gayretlerin insanlığın sağlıklı ve ahlaklı olarak yetişmesine vesile olmasını diliyorum” diyen Öztürk konuşmasının sonunda ise şunları kaydetti: “Helal ve Tayyip ürünler konusunda hamdolsun ki gerek dünyada gerekse de ülkemizde güzel çalışmalar oluyor. İşte bugün burada bu konferansın ve fuarın tertipleyicileri GİMDES, bu alanda ciddi emek veriyor. Müslümanların şuurlanması için önemli adımlar atıyor. Ben burada bir kez daha bu bilincin oluşmasında öncülük eden, bu uğurda alın teri döken ve ülkemiz ve milletimiz adına emek harcayan GİMDES’i kutluyor, dünyanın dört bir yanından bu konferansa katkı ve katılım sağlayan misafirlere teşekkür ediyorum.”

HABERE AİT DİĞER FOTOĞRAFLAR