‘Helal ve Tayyib Ürünler Meselesi Sadece Müslümanların Değil Bütün İnsanlığın Meselesidir’

‘Helal ve Tayyib Ürünler Meselesi Sadece Müslümanların Değil Bütün İnsanlığın Meselesidir’

A- A A+
20 Ekim 2020 Salı


‘Helal ve Tayyib Ürünler Bütün İnsanlığın Meselesidir’

12. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’nda konuşan Genel Başkan Öztürk; “Helal ve tayyib ürünler meselesi sadece Müslümanların değil bütün insanlığın meselesidir” dedi.

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği ile Dünya Helal Vakfı tarafından bu yıl 12'incisi düzenlenen Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı Covid-19 pandemisi nedeniyle online olarak gerçekleştirildi.

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Toç Bir-Sen Genel Başkanı aynı zamanda Dünya Helal Vakfı Kurucular Kurulu üyesi olan Hüseyin Öztürk, GİMDES ve Dünya Helal Vakfı Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan konferansta Endonezya, Malezya, ABD, İngiltere, Güney Afrika ve Cezayir gibi 8 ülkeden alanında uzman 13 konuşmacı sunum yaptı.

Programın açılışında konuşan Toç Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk pandemi nedeniyle online olarak gerçekleştirilmesine rağmen bu konferansta bulunuyor olmaktan yine büyük heyecan ve mutluluk duyduklarını kaydederek, toplantıyı tertip eden GİMDES'e teşekkür etti.

Konuşmasında tüm dünyanın salgınla mücadele ettiğini bunun da helal ve tayyib ürünler meselesinin sadece Müslümanların değil bütün insanlığın ortak meselesi olduğu gerçeğini gözler önüne serdiğini kaydeden Öztürk; Her yıl büyük bir organizasyonla ve dünyanın dört bir yanından gelen kardeşlerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bu konferansı bugün tüm dünyayı etkisi altına alan salgın sebebiyle online olarak yapıyor olsak da yine aynı heyecanla bir araya geldik.

Bir virüs tüm dünyayı etkisi altına aldı ve bütün dengeleri değiştirdi. Zengin fakir, güçlü zayıf demeden tüm insanlık gözle görülemeyen bir virüsle imtihan oluyor. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ya da çıkarılan bir virüs dolayısıyla yaklaşık 11 aydır bir kabusu yaşıyoruz.

Evet Dünya bir imtihan yeridir. Bu imtihanda karşımıza çıkan sıkıntıların, zorlukların, acıların, dertlerin ve musibetlerin bu sınavın bir parçası olduğunu unutmadan sınavı kazanma gayretinde olmalı ve bu hadiseleri nefsi muhasebe çerçevesinde değerlendirerek doğruyu bulmalıyız. Tüm devletlerin, milletlerin hesaplarını altüst eden, yaşam tarzımızı 180 derece değiştiren bu virüs bizlere bu noktada çok önemli dersler verdi. Bir kez daha gördük ki helal ve tayyib ürünler meselesi sadece Müslümanların değil bütün insanlığın ortak meselesidir” dedi.

“Vakit; Yeniden Bir Diriliş Meşalesini Yakmanın Vaktidir”

Salgının insanlara birçok konuda önemli dersler verdiğinin de altını çizen Öztürk” Ümmet olarak; Dünya Halal World çatısı altındaki birlikteliğimizi hızlandırmalı, küresel sermayenin oyuncağı olmadan İslami kurallar çerçevesinde belirlenen ‘Helal ve Tayyib’ yaşam çizgilerimizi koruma adına iş birliği ve gücümüzü sağlamlaştırmalıyız” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünyanın birçok ülkesinde İslami Helal Sertifikalama yapan kurum ve kuruluşların iş birliğini artırarak başta İslam İş birliği Teşkilatı ve buna bağlı ülkeler arasındaki Helal Ürünler konusunda karşılık fikir alışverişlerimizi, ticaret ve ekonomilerimizi destekleyerek ithalat ve ihracatı artırma yoluna gitmeliyiz. İslam Ülkeleri olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ında sıkça ifade ettiği gibi; ‘Dünya 5’ten Büyüktür’ diyerek, aslında İslam ülkeleri olarak ne kadar güçlü ekonomilere sahip olduğumuzun ve dünyada söz sahibi olduğumuzun farkına varmalıyız.

Evet şimdi dünya yeni bir çağın eşiğinde, bu yeni dünya bizim hak ve doğrularımız üzerine kurulmak zorunda. Çünkü bu salgın hastalık, Helal olanı, Tayyib olanı haklı çıkardı. Bu haklılığımızı kendimize kalkan yaparak bizlere dayatılan kapitalist sistemlerin, insanlığı boyunduruğuna almaya çalışan düzenlerin üzerine hep birlikte yürümeliyiz. İslam Ülkeleri olarak, ümmet şuuruyla yeniden kuşanmalı ve kendi özümüze dönerek oynanan oyunun artık farkına varmalıyız. “

Genel Başkan Öztürk konuşmasının sonunda 13. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’nın salgın hastalıkların gölgesinde kalmadan omuz omuza yapılması temennisinde bulundu. Öztürk sözlerini şöyle noktaladı; “Toplumu, Helal ve Tayyib yaşamı bozan davranışlardan kurtarmak için 2005 yılında GİMDES adı ile kuruldukları günden bu yana, İslam ümmetinin şuurlanması, nesillerin sağlıklı ve hakkın rızası doğrultusunda yetişmesi için gece gündüz demeden çalışan GİMDES Kurucu Başkanı Sayın Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer Hocamız başta olmak üzere; bu uğurda çalışan, ter döken tüm emekçi kardeşlerimi ve Dünyanın dört bir yanında helal ürün ve üretim konusunda emek harcayan tüm kardeşlerimi de kutluyorum. Konferansın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Konferansta selamlama konuşmalarının ardından oturumlara geçildi. Bu yıl konferanstaki konular ise; ‘Helâl Sertifikalandırmada Devletler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Yeri ve Görevleri, Uluslararası Tek Bir Helâl Standardı İçin İslâm Birliğinin Önemi, Eğitim Seferberliği: İnsan Kaynakları İçin Eğitimin Önemi ve son olarak Aşılar ve İlaçlar' şeklinde belirlendi.

HABERE AİT DİĞER FOTOĞRAFLAR